KİTAPLAR DERS PLANLARI AKADEMİK ÇALIŞMA BİLİMSEL TOPLANTI BİLİMSEL MAKALELER YABANCI DİLDE MAKALELER DİĞER MAKALELER

PROF.DR.MEHMET ZEKİ AYDIN'IN BİLİMSEL MAKALELERİ


2013/48.  Kuruluşunun 100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslar Arası Sempozyumu’nda, “İmam Hatip Lisesi Öğretmenlerinin Disiplini Bozan Öğrenci Davranışlarına Karşı Tutumları” Başlıklı Bildiri. (Hayri Güzel İle Birlikte).

İMAM HATİP ORTAOKULLARINDA GÖREV YAPAN DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİNİN DİSİPLİNİ BOZAN ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINA KARŞI TUTUMLARI

Hayri GÜZEL  ve Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN 

Özet

Eğitim öğretimde disiplini bozan öğrenci davranışları konusu, son zamanlarda ülkemizde çokça tartışılan konular arasındadır. Bu konu, başta medya olmak üzere, öğretmenler odasında, aile içerisinde, iş yerlerinde, sokakta kısacası her yerde tartışılır hale gelmiştir. Bu tartışmalar başta eğitim bilimciler olmak üzere anne ve babaları, öğretmenleri, okul yöneticilerini ve çocukla ilgilenen herkesi ilgilendirmektedir. Disiplini bozan öğrenci davranışları; okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin yaptıkları okul-aile birliği ve veli toplantılarının ana konuları arasında yer almaktadır.

Bu çalışmanın da amacı,  İmam Hatip Ortaokullarında görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları disiplini bozan öğrenci davranışlarını, bu davranışların nedenlerini ve disiplini bozan öğrenci davranışlarına karşı öğretmenlerin tutumlarını belirlemektir.

Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, Disiplin, Tutum


The İmam Hatip In Secondary Schools Religious Culture And Ethics Of Teachers' Attitude Toward Discipline, Student Behavior Disrupts

Abstract

That the students' behaviors disrupting the discipline of education and of training has recently become one of the most controversial topics in Turkey. This issue has been the center of discussions in everywhere; in media being in the first place, within teachers' lounges, within families, within working places, and even at streets. These discussions actually touch to anybody, who have an interest in children, beginning from pedagogues at first and following with parents, teachers and school heads. Students' such disruptive behaviors in the discipline is now one of the basic topics of regular meetings among school heads, teachers, parents and parent-teacher associations.

Ayrıntılı bilgili

2013/41.  8. Ulusal Eğitim Yönetimi Kongresi’nde, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin Disiplini Bozan Öğrenci Davranışlarına Karşı Tutumları” başlıklı bildiri. (Hayri Güzel ile birlikte).

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin Disiplini Bozan Öğrenci Davranışlarına Karşı Tutumları

Hayri GÜZEL  ve Mehmet Zeki AYDIN  

Özet

Eğitim öğretimde disiplini bozan öğrenci davranışları konusu, son zamanlarda ülkemizde çokça tartışılan konular arasındadır. Bu konu, başta medya olmak üzere, öğretmenler odasında, aile içerisinde, iş yerlerinde, sokakta kısacası her yerde tartışılır hale gelmiştir. Bu tartışmalar başta eğitim bilimciler olmak üzere anne ve babaları, öğretmenleri, okul yöneticilerini ve çocukla ilgilenen herkesi ilgilendirmektedir.

Bu çalışmada,  İlköğretim Okullarında (ilkokul, ortaokul, imam hatip ortaokulu) görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretmenlerine uygulanan anketi bulguları verilmiş ve yorumlanmıştır. Öğretmenlere, sınıfta karşılaştıkları disiplini bozan öğrenci davranışları, bu davranışların nedenleri ve disiplini bozan öğrenci davranışlarına karşı öğretmenlerin tutumları sorulmuştur.

Anahtar Kelimeler

Sınıf Yönetimi, Disiplin, Tutum

Araştırmanın Problemi, Amacı ve Önemi

Günümüzde eğitimin kalitesini etkileyen birçok değişkenden söz edilmektedir. Bu değişkenlerin en önemlilerinden biri de öğretmenlerin çağın ve mesleğin gerektirdiği yeterliklere sahip olmasıdır. Öğretmenlerde bulunması gereken genel kültür, özel alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisinin uygulamadaki yüzü olan sınıf yönetimi, etkili bir öğretmende bulunması gereken bütün özelliklerin odağında yer almaktadır. Bu durum sınıf yönetimini son derece önemli kılmaktadır.

Sınıf yönetimi; sınıf liderliği, öğretime ilişkin sınıf atmosferi ve disiplin ögelerinden oluşur. (Aksoy, 2009: 17) Etkili sınıf yönetimi ile ilgili yapılan çalışmalar, sınıfta disiplin ve düzenin sağlanmasının, etkili bir öğrenme ve öğretme ortamı için önde gelen şartlardan biri olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte öğrencilerin sınıf içerisindeki disiplini bozan davranışları, bu davranışların nedenleri ve öğretmenlerin sınıf içerisindeki davranış sorunlarını çözmede kullandıkları yöntemler sınıf yönetiminin en etkili konusu durumundadır.

Türkiye'de sınıf yönetimi dersi,  ilk ve orta öğretime öğretmen yetiştiren programlara 1998-1999 eğitim öğretim yılında konulmuş bir derstir. Bu durumda 13 yıl ve üzeri hizmet süresi olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri üniversite öğrenimlerinde sınıf yönetimi konularıyla ilgili herhangi bir ders almamıştır. Bunun yanı sıra çalıştıkları okullarda disiplin kültürünün, davranış politikasının yokluğu ya da yetersizliği, rehberlik araştırma merkezinden yeterince yararlanamama ve davranış yönetimi konusunda hizmet içi eğitim imkânlarının da olmaması gibi nedenlerle bu alanda sorunlar yaşandığını görülmektedir.

Ayrıntılı bilgi

2009/55. “İmam Hatip Lisesi Arapça Ders Programı Uygulamalarıyla İlgili Sorunlar”

İMAM HATİP LİSESİ ARAPÇA DERS PROGRAMI UYGULAMALARIYLA İLGİLİ SORUNLAR[1]

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN[2

       Bu makalede, İmam Hatip Liselerinde Arapça ders programının uygulamalarıyla ilgili sorunlar ele alınacaktır. Önce kısaca problem ve araştırmanın yöntemi hakkında bilgi verilecek, sonra konuyla ilgili yapılan anketin sonuçları açıklanacaktır.

1. PROBLEM

Ülkemizde Arapça öğretimi orta öğretimde, İmam-Hatip Liselerinde; yükseköğretimde, İlâhiyat Fakülteleri, Arap Dili ve Edebiyatı bölümleri ile Arapça Öğretmenliği bölümlerinde; yaygın eğitim kurumlarında, Halk Eğitim Merkezleri ve özel dershanelerde yapılmaktadır.

İmam-Hatip ve Anadolu İmam-Hatip Liselerindeki meslek dersleri içinde, Arapça dersi bir anlamda anahtar konumundadır. Başta Kur'an ve hadis olmak üzere dinî kaynaklar Arapça'dır. Bu nedenle meslekî metinleri okuyup anlayabilmek için bu dili öğrenmek gerekmektedir.

 Açıldığından bu yana İmam-Hatip Liselerinde Arapça meslek dersi olarak okutulmaktadır.  Bu okullarda okutulan Arapça dersleri ile ilgili yazılı fazla bir değerlendirme olmamasına rağmen,  sözlü olarak dersle ilgili şikayetler dile getirilmekteydi. 1986 yılında konuyla ilgili orta kısım Arapça ders kitabı yazarlarının öğretmenler için hazırladığı "Arapça Öğretiminde Rehber Kitap" adlı eserde şu görüşler dile getirilmektedir:  1951 yılında İmam Hatip Okulları yeni bir statü ile tekrar öğretime açıldığında bu okullarda Arapça dersi meslek derslerinden birisi olarak okutulmaya başlandı. Burada okutulan Arapça dersleri, yüzyıllardır devam eden medrese sistemi içerisinde uygulanan Arapça öğretiminden farklı bir durumda olacaktı. … Bununla birlikte yeni duruma uygun, çağımızdaki dil öğretim yöntem ve teknikleri de dikkate alınarak yeni bir Arapça öğretim yolu geliştirilemedi.

Devamı

2008/7. “Belçika’da İslamofobi ve Müslümanlara Yönelik Ayrımcılık”

   BELÇİKA’DA İSLAMOFOBİ  

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN[1]

Müşerref Yardım[2]

Giriş

Tüm dünyada olduğu gibi, Belçika’da da halkın Müslümanlara karşı tutumlarını tek bir kalıp içinde değerlendirmek mümkün değildir. Müslümanlara, hoşgörüyle bakanlar olduğu gibi, onları Belçika’da görmek istemeyenler de mevcuttur. Bu yazıda, öncelikle kısaca Belçika’da İslam ve Müslümanların tarihi ortaya konulacak, sonra Belçika’da yazar, düşünür, gazeteci ve politikacıların Müslümanlara ve İslam’a bakışları açıları açıklanacaktır[3]. Belçika, Batı Avrupa'nın kuzeyinde, üç yönetim bölgesinden oluşan bir federasyon olup 10,2 milyon nüfusa sahiptir.[4] Ülke nüfusunun % 57 sini oluşturan Flamanlar, Flamanca; nüfusun % 42’sini oluşturan Valonlar Fransızca konuşurken; Brüksel’de iki dil konuşulmaktadır. Doğuda Almanya sınırına yakın bölgede oturan ve Almanca konuşanlar, çok küçük bir azınlığı oluştururlar. Nüfusun yaklaşık % 10'dan fazlası yabancı kökenlilerden oluşmaktadır.[5] Belçika toplumu, çoğunluk olarak Katoliklerden oluşmaktadır. Müslümanlar ise ikinci sırada yer almaktadır. Bunlardan sonra üçüncü ve dördüncü sırada Protestan (% 1) ve Ortodokslar gelmektedir. Yahudiler ve Anglikanlar ise küçük bir kesimi oluşturmaktadır.[6] Belki böyle bir tasnife Katolik, Protestan vb. gelenekten gelip, ancak bugün kendilerini laik, hümanist olarak adlandıranları da ilave etmek gerekir. Belçika Devleti’nin “laiklik” anlayışı çok farklıdır. Din özgürlüğünün büyük önem taşıdığı Belçika’da devlet ve din radikal olarak birbirinden ayrılmamıştır. 4 Mart 1870’de dinî personel ve bina maliyetini karşılamaya dair çıkan yasa, ister istemez dinleri tanıma ve mali destek verme imkânı da sağlamaktadır.[7]

Devamı 

2007/89.“Belçika’da İslamofobi”, Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti-İslamizm, Eski Yeni Yayınları, Ankara 2007, (Müşerref Yardım ile birlikte)

2007/89.“Belçika’da İslamofobi”, Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti-İslamizm, Eski Yeni Yayınları, Ankara 2007, ss.373-403. (Müşerref Yardım ile birlikte)


2007/86. Okulda Din Dersi Tartışmaları Yeni

OKULDA DİN DERSİ TARTIŞMALARI

(Türkiye'de Din Dersinin Tarihi, Teorik Yapısı, Bazı Ülkelerle Karşılaştırılması)*

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN**

Özet

Türkiye'de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta ve sürekli güncelliğini korumaktadır.  Bu konu tartışılırken toplumun ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin yanında, başta Avrupa olmak üzere çeşitli ülkelerde din eğitimi uygulamalarını bilmemiz ve bu tecrübelerden yararlanarak kendi sistemimizi değerlendirmemiz gerekmektedir.

Bu makalede önce, okullarda din eğitimi ve din dersi uygulamaları açıklanmış ve bu uygulamalar sınıflandırılarak ortak noktalar belirtilmiştir. Bu çerçevede, din derslerinin okullarda yer alış modelleri ortaya konmuş; dünyadaki uygulamalara örnek olarak, uygulamada farklılıklar gösteren ülkelerdeki durumlar açıklanmıştır.

Dünyadaki din öğretimi ile ilgili uygulamaları din dersinin statüsü açısından değişik uygulamalar vardır. Devlet okullarında din öğretimi vermeyip, ancak özel okullarda ve dinî kurumlarda, din öğretimine izin veren ülkeler; din öğretimine seçmeli ders olarak yer veren ülkeler; öğrencilerin din ya da ahlak derslerinden birisini seçmek zorunda olduğu ülkeler; din dersinin zorunlu olduğu ülkeler bulunmaktadır.

Din derslerinin içeriği açısından ise dinler hakkında öğretim, mezhebe/dine dayalı olmayan (non confessional) yaklaşımla ve sadece belli bir dinin ya da mezhebin öğretildiği din eğitimi, mezhebe/dine dayalı (confessional) yaklaşım olmak üzere iki yaklaşım bulunmaktadır.

Türkiye; Danimarka ve Norveç gibi tüm öğrencilere zorunlu dinler hakkında öğretim, mezhebe/dine dayalı olmayan (non confessional) yaklaşımı uygulamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Din öğretimi, din eğitimi, din dersleri, okulda din dersi

Abstract

Discussing of The Religious Education in Schools

The religious education problem is discussed in Turkey very common and it is very actual issue. When we discuss this topic we should know the demand of community and the implementation of religious education practice in Europe. So if we know these units we can evaluate our education system.

In this article we explain religious education and implementation of religious instruction in schools and we categorize these implementation and models. We show the examples of religious education practice in the world.

There are different implementations for statute of religious education practices in the world. For example; some of countries, there aren't any religious education in state schools but only private schools and religious associations. Some of them, religious education is optional subject, or the students should choose moral education or religious education. And the some of other countries, religious education is compulsory.

There are two approaches in religious education: one of them confessional and the other non-confessional. If we teach only one religion it is called confessional model. If we don't teach only one religion it is called non-confessional model.

Devamı

2008/41. Yeni Anayasa ve Din Dersi Tartışmaları. Yeni

YENİ ANAYASA VE DİN DERSİ TARTIŞMALARI  

                                                                     Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

Sivas CÜ İlahiyat Fakültesi

Türkiye'de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta ve sürekli güncelliğini korumaktadır.  Türkiye'nin Avrupa Birliğine aday olması,  tartışmalara ayrı bir boyut daha kazandırmışken, yeni anayasa hazırlıkları tartışmaları adeta alevlendirmiştir.

Bilindiği gibi, okullarımızda din dersi kimi zaman isteyene okutuldu, kimi zaman isteyen muaf tutuldu. 1982 yılından bu yana din kültürü ve ahlak öğretimi zorunlu dersler arasında yer aldı. Yeni hazırlanan anayasa taslağında din eğitiminin nasıl yer alacağı konusunun yeterince tartışılmasını sağlamak ülkemiz açısından önemlidir.

Problem

Din dersleri, Cumhuriyetin kurulmasından bu yana üzerinde en çok tartışılan konulardan biri olagelmiştir. En çok tartışılan bir konu olmasına rağmen, Türkiye'de çoğu zaman din dersleri bilimsel yöntemle incelenip, araştırılmış değildir. Tartışmalar hep ideolojik yönde seyretmiş ve bu alanda birbirine zıt iki görüş sürekli savunulmuştur.

Ülkemizde din eğitimi konusu sürekli laiklik söz konusu edilerek tartışılmaktadır. Laikliği, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, dine karşı kayıtsızlık veya insanların din ve vicdan özgürlünü sağlayarak, inançlarından dolayı baskı görmelerini engelleme ya da farklı din anlayışlarına eşit mesafede durma şeklinde anlayanlarla, din karşıtlığı olarak görenler ve onu bir din karşıtı ideolojisine dönüştürenler arasında yapılmaktadır.

Bu konu tartışılırken toplumun ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin yanında, başta Avrupa olmak üzere çeşitli ülkelerde din eğitimi uygulamalarını bilmemiz ve bu tecrübelerden yararlanarak kendi sistemimizi değerlendirmemiz gerekmektedir.

Devamı

2005/9. “Program Geliştirme”, KPSS Hazırlık Dergisi Eğitim Bilimleri Öğretmen Adayları İçin

2005/9 “Program Geliştirme”, KPSS Hazırlık Dergisi Eğitim Bilimleri Öğretmen Adayları İçin, Nobel Yayın Dağıtım, sayı:6, 15 Şubat 2005, ss. 1-42.

2004/8.  "İmam Hatip Liseleri Arapça Öğretim Programı ve Ders Kitaplarıyla İlgili Bir Eleştiri Yazısı Üzerine"

İMAM HATİP LİSELERİ ARAPÇA ÖĞRETİM PROGRAMI VE DERS KİTAPLARIYLA İLGİLİ BİR ELEŞTİRİ YAZISI ÜZERİNE

Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN 

Bu yazıda, Dr. Necmettin Yurtseven'in İslâmiyât Dergisinin  Nisan- Haziran 2004 tarihli, cilt:7 sayı:2 143-154. sayfalarında yayımlanan "İmam Hatip Liseleri Arapça Öğretim Programı İle Buna Göre Yazılmış ve Bakanlıkça Bastırılmış Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi ve Bazı Öneriler" başlıklı yazısındaki iddialarına cevap verilecektir.

GİRİŞ

Önce bu yazının İslâmiyât Dergisinde yayımlanmadan önceki aşamalarını açıklamakta yarar vardır. Sayın Yurtseven, bu yazının aslını teşkil eden, kendine göre hazırladığı bir raporu, 6-7 Aralık 2003 tarihinde İstanbul'da yapılan "İmam Hatip Liselerinde Eğitim Öğretim Çalışma Toplantısı"nda müzakereci olarak özetle sunmuştur. Ağır hakaretler içeren ve konuşmasına bu toplantıda kitap yazarlarından Mehmet Zeki Aydın tarafından kısaca cevap verilmiş ve toplantı metinlerini yayımlayacak ilgililer metnin verildiği şekilde yayımlanmayacağını kendisine bildirmiştir. Burada istediği sonucu alamayan Sayın Yurtseven, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne bir dilekçe olarak vermiş; aynı metni 5-9 Temmuz 2004 tarihlerinde Yalova'da İmam Hatip Liseleri meslek dersleri öğretmenleri için düzenlenen "Arapça Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar Kursu'nda öğretmenlere de dağıtmıştır. Bu kursa Arapça öğretimindeki yeni yöntem ve yaklaşımlarını öğrenmeye gelen öğretmenler tarafından da hoş görülmeyince, Sayın Yurtseven, bu defa yazdıklarının doğrudan hakaret içeren  kısımlarını çıkararak İslâmiyât Dergisi'ndeki bu makale ortaya çıkmıştır. Bu yazı üzerine yazılı cevap vermek kitap yazarları için bir görev durumuna gelmiştir. Aslında bu rapor, cevap verilecek bir içerikte olmadığı için şimdiye kadar sessiz kalınmıştır.

Devamı

2004/5. "Avrupa Birliği Ülkelerinde Din Eğitimi ve Türkiye ile Karşılaştırılması"

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN EĞİTİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI

Prof.Dr.Mehmet Zeki AYDIN 

Türkiye'de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta ve sürekli güncelliğini korumaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bu tartışmalar daha uzun süre devam edecektir. Türkiye'nin Avrupa Birliğine aday olması,  tartışmalara ayrı bir boyut daha kazandırmaktadır.

Avrupa Birliğine girme süreci içerisinde olan Türkiye'de birliğe tam üyelikle birlikte bir çok şeyin değişmesi kaçınılmazdır. Bu çerçevede Avrupa Birliği üyeliği ile eğitimimizde özellikle de din eğitimi uygulamalarında nasıl değişiklikler olacaktır? Avrupa Birliği, din eğitimi konusunda Türkiye'den bazı değişiklikler isteyecek midir? Bu vb. sorular zaman zaman sorulmakta ve çoğu zaman Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalar bilinmeden, herkes kendi kafasında oluşturduğu Avrupa çerçevesinde değişiklikler beklemektedir. Bu konuda kimi çevreler, Avrupa ülkeleri okullarında zorunlu din dersi yoktur, derken kimileri de Avrupa Birliğine girersek dinî özgürlüklerimizin artacağını söylemektedir. Bu konuda cevaplandırılması gereken iki soru şudur:

1.   Avrupa Birliği bizim din eğitimimizi ne kadar değiştirecek?

2.   Din eğitimi uygulamalarında Avrupa ülkelerinin hepsinde durum aynı mıdır?

Devamı

2003/2. "Belçika'da İlk ve Orta Öğretimde Okutulan İslâm Din Dersi Programları"

BELÇİKA'DA İLK VE ORTA ÖĞRETİMDE OKUTULAN İSLÂM

DİN DERSİ PROGRAMLARI

        Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

ANAHTAR KELİMELER: Belçika, İslâm din dersi, Öğretim programı

ÖZET

Belçika İslâm dinini resmen tanıyan bir Batı Avrupa ülkesidir. Bu nedenle 1974 yılından bu yana ilk ve orta dereceli okullarda diğer din dersleri gibi İslâm din dersi de okutulmaktadır.Şu ana kadar İslâm din dersi için resmî bir program bulunmamaktadır.


Bu yazıda, önce çok kısa olarak Belçika eğitim sistemi ve ilk ve orta dereceli okullarda okutulan din ve ahlâk dersleri hakkında bilgi verilmiş ve daha sonra da İslâm din dersinin öğretim programlarının nasıl hazırlanması gerektiği açıklanmıştır. Program geliştirme sürecinde eğitim bilimlerinin ortaya koyduğu kurallara uymak gerekmektedir. Bunun için İslâm din dersi programından sorumlu olan Belçika Müslümanları Yürütme Kurulu tarafından bir komisyon toplanmaktadır.

Devamı

2003/6. "İmam Hatip Lisesi Arapça Derslerinin Plânlanması"

İMAM HATİP LİSESİ ARAPÇA DERSLERİNİN  PLÂNLANMASI

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

ANAHTAR KELİMELER: İmam Hatip Lisesi, Arapça dersi, plân

ÖZET

İmam Hatip Liselerinde  Arapça dersi, hazırlık sınıfında normal İHL'de haftada 15 saat, Anadolu İHL'de 9 saat, lise 1,2 ve 3. sınıflarda 4'er saat olarak okutulmaktadır. Bu dersin programı, 1999 yılında yeni bir anlayışla geliştirilmiştir. Bu program, eski dilbilgisi ağırlıklı bir Arapça yerine, dili bir bütün olarak kabul eden bir yaklaşımla belirlenmiş içerik ve yeni yöntemlerle Arapça öğretmeyi hedeflemektedir. Yeni programla birlikte öğretmenlerin yapması gereken yıllık ve günlük ders plânlarında da değişikliklerin olması normaldir. Bu konuda öğretmenlerimize rehberlik edilmesi gerekmektedir.Bu makalede, İmam Hatip Liselerinde okutulan Arapça dersinde yapılan yıllık ve günlük ders plânlarının nasıl yapılacağı açıklanmış ve plân örnekleri verilmiştir.  

Devamı 

2002/1. "Belçika'da Türkler "

BELÇİKA'DAKİ TÜRK YERLEŞİMİNİN SOSYAL, EKONOMİK VE TARİHÎ BOYUTLARI

 Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

Doç. Dr. Altay A. MANÇO

GENEL OLARAK BELÇİKA

Belçika, Batı Avrupa'nın kuzeyinde, Hollanda, Almanya, Lüksemburg ve Fransa ile çevrili, 31 519 kilometre karelik küçük bir kraliyettir. Üç yönetim bölgesinden oluşan bir federasyon olan ülke, 10 milyon nüfusludur. Ülke nüfusunun % 57 sini oluşturan Flamanlar Hollandaca (Flamanca) konuşurken, nüfusun % 42 sini oluşturan Valonlar ve Brükselliler ise Fransızca konuşurlar. Doğuda Almanya sınırına yakın bölgede oturan ve Almanca konuşanlar çok küçük bir azınlığı oluştururlar. Ülkede konuşulan bu üç dil de resmî dildir. Avrupa'da nüfusu artmayan, hatta yavaş yavaş azalan ülkeler arasında yer alan Belçika'nın  nüfus yoğunluğu ise kalabalıktır.

Nüfusun % 10'dan fazlası yabancı kökenlilerden oluşmaktadır. Belçika'da yaklaşık 125.000 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya Türk asıllı Belçika vatandaşı yaşamaktadır. Yirminci yüzyıl başından beri hızla endüstrileşen Belçika, önemli bir maden havzasıdır. Özellikle ikinci dünya savaşından sonra çok sayıda İtalyan kömür işçisi Belçika'ya çağrılmıştır. 1960 başlarında

Belçika'yı yeniden etkisi altına alan işçi göçleri, bu kez Türk ve Faslı göçmenleri içermektedir.

                                                                                                                                                                                                                                  Devamı

2001/3. "Aktif Öğretim Yöntemlerinden Buldurma (Sokrates) Yöntemi"

AKTİF ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNDEN BULDURMA (SOKRATES) YÖNTEMİ  

                                                                                                                                                                                            Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN 


       Bu makalede aktif öğretim yöntemlerinden Buldurma (Sokrates) yöntemi ele alınmıştır. Bunun için önce Sokrates'in felsefede bu yöntemi uygulayışı sonra da eğitimde uygulanışı açıklanacaktır.

PROBLEM

       Eğitimde ne öğreteceğiz? sorusunun cevabı eğitimin amaçlarını, nasıl öğreteceğiz? sorusunun cevabı öğretim yöntemlerini, ne ile öğreteceğiz? sorusunun cevabı, eğitim araç ve gereçlerini, eğitimin sonunda ne kadar öğrettik? sorusunun cevabı ise ölçme ve değerlendirme konusunu oluşturur.

       Geçen yüzyılda bilgi "kazanılacak " bir şey olarak algılanıyordu. Bunun sonucu olarak da öğrenci üretici ve etkin bir unsur olarak ele alınmak yerine edilgen ve alıcı yani verilen konuları ezberleyen bir konumda idi.

                                                                                                                                                                                      Devamı     

2001/10.  "Avrupa Birliği Ülkelerinde Din Eğitimi ve Türkiye ile Karşılaştırılması"

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN EĞİTİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI

                                                                                                                                                                                            Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN 

Bu tebliğde, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek ve ardından Türkiye'deki din öğretimi uygulaması ile karşılaştırılacaktır.

PROBLEM

       Çeşitli ülkelerdeki din eğitimi uygulamalarının bilinmesi ve Türkiye ile karşılaştırılmasının önemi konusu iki noktadan ele alınabilir. Bunlardan birisi Mukayeseli Eğitim Bilimi diğeri de Türkiye'deki din eğitimi tartışmaları açısındandır.

       Türkiye'de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta ve sürekli güncelliğini korumaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bu tartışmalar daha uzun süre devam edecektir. Türkiye'nin Avrupa Birliğine aday olması,  tartışmalara ayrı bir boyut daha kazandırmaktadır.

Bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da tartışmaların çoğu zaman bilimsellikten uzak olduğu gözlenmektedir. Bu nedenle konunun bilimsel çerçevede ele alınmasında yarar vardır. Bunun için Avrupa ülkelerinde din eğitimi uygulamalarını bilmemiz ve bu tecrübelerden yararlanılarak kendi sistemimizi kurmamız gerekmektedir.

Devamı

2000/1. "Arapça'yı Nasıl Öğretelim?"

ARAPÇAYI NASIL ÖĞRETELİM?

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN 

 Öğretim programının  unsurlarından,  eğitim  durumları veya  öğretim  süreçleri,  "belirlenen   amaçlara   nasıl ulaşılır?"  sorusunun  cevabı  olan,   öğretmen -öğrenci etkileşimini,  araç-gereç  ve  öğretme  yollarını   ifade eder.   Burada Arapça öğretim yolları üzerinde durulacaktır. Ancak, öğretme  yollarından  önce  öğretme  ilkelerini açıklamakta yarar vardır.

Öğretme, herhangi  bir  öğrenmeyi  kılavuzlama  veya sağlama faaliyetidir.  Eğitimciler öğrenmenin  etkisini artırmak için öğrenme ilkeleri belirlemişlerdir. Daha önce ifade edildiği gibi Arapça Türkler için bir yabancı dildir. Bu sebeple diğer yabancı diller için geçerli olan öğrenme ve öğretme ilkeleri, yöntem ve teknikleri Arapça için geçerlidir.  Arapça öğretiminde ve genel olarak tüm yabancı dillerin öğretiminde  dikkat  edilmesi  gereken  ilkeler  özetle şöyledir.   

Devamı

2000/2. "İlköğretimin 2. Kademesi DKAB Ders Programındaki Amaç ve Konuların Program Geliştirme Açısından Değerlendirilmesi"

İLKÖĞRETİMİN İKİNCİ KADEMESI DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

DERS PROGRAMINDAKİ AMAÇ VE KONULARIN PROGRAM GELİŞTİRME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 

Bu çalışma, eğitimde program geliştirme alanı içerisinde, bir program değerlendirme araştırmasıdır. Alan araştırmasına dayalı çalışma, İlköğetimin İkinci kademesinde zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin programının amaç ve konularının değerlendirilmesini kapsamaktadır.

PROBLEM

Bugünkü DKAB Ders Programı;

             Bugün ilk ve orta dereceli okullarda uygulanan DKAB dersi öğretim programı, ilk olarak 1982 Anayasası gereğince Din

Bilgisi ve Ahlak derslerinin birleştirilmesi ve zorunlu dersler arasına alınması sonucu olarak 29 Mart 1982 tarih ve 2109 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  Dersin temel ilkeleri tekrar düzenlenerek 30 Ekim 1986 tarih ve 2219 sayılı T. Dergisinde yayımlanmıştır. Aynı programda tekrar mahiyetinde olan bazı üniteler çıkarılarak yapılan bir değişiklikle son program 13 Nisan 1992 tarih ve 2356 sayılı T.D. de yayımlanmış ve şu anda resmi ve özel tüm okullarda uygulanmaktadır.

Devamı  

2000/3a. "İslâm Din Dersi Programlarının Hazırlanması"

 İSLAM DİN DERSİ  PROGRAMININ HAZIRLANMASI

          Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN

Bu tebliğde, önce çok kısa olarak eğitimde program geliştirme hakkında bilgi verilecek ve ardından din dersi öğretim programlarının nasıl hazırlanması gerektiği konusu tartışılacaktır.

EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME

Program, yapılması gereken bir işin bölümlerini, her bölümün yapılış sırasını, zamanını ve nasıl yapılacağını gösteren bir tasarıdır. Her önemli iş gibi eğitim de programlı olarak yapılması gereken işlerdendir. Çünkü toplumların geleceği, yeni yetişen neslin eğitimlerine göre şekillenmektedir. Bu sebeple eğitim tesadüfe bırakılamaz, planlı, düzenli ve kontrollü olmalıdır. Zaten insanın doğumundan ölümüne kadar geçen süreci kapsayan eğitimin, okullarda planlı, düzenli ve kontrollü bir şekilde yapılan şekline öğretim diyoruz.

Devamı

2000/3b. " İslâm Din Dersi Programlarının Hazırlanması"

ALMANYA'DA İSLAM DİN DERSİ PROGRAMININ HAZIRLANMASI (1)

Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN (2)

Bu tebliğde, önce çok kısa olarak eğitimde program geliştirme hakkında bilgi verilecek ve ardından din dersi öğretim programlarının nasıl hazırlanması gerektiği konusu tartışılacaktır.  

EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME

Program, yapılması gereken bir işin bölümlerini, her bölümün yapılış sırasını, zamanını ve nasıl yapılacağını gösteren bir tasarıdır. Her önemli iş gibi eğitim de programlı olarak yapılması gereken işlerdendir. Çünkü toplumların geleceği, yeni yetişen neslin eğitimlerine göre şekillenmektedir. Bu sebeple eğitim tesadüfe bırakılamaz, planlı, düzenli ve kontrollü olmalıdır. Zaten insanın doğumundan ölümüne kadar geçen süreci kapsayan eğitimin, okullarda planlı, düzenli ve kontrollü bir şekilde yapılan şekline öğretim diyoruz.

Eğitim alanında, eğitim programı, öğretim programı ve ders programı kavramları kullanılmaktadır. Genel çizgileriyle eğitim, bireyin içinde yaşadığı toplumda davranış biçimleri kazandığı süreçler toplamıdır. Eğitim kavramı bu kadar geniş olduğu için eğitim programı da böyle geniş bir alanı içine almaktadır. Öğretim programı da, eğitim programı içinde yer alan ve öğrenme öğretme süreçleri ile ilgili tüm etkinlikleri kapsar. (3) Ders programı: Öğretim programı içinde yer alan ve dersle ilgili olan eğitim faaliyetlerinin sistematik bir şekilde düzenlenmesidir. (4) Diğer bir ifade ile ders programı, bir dersin amaç, muhteva, öğretme-öğrenme süreçleri ve değerlendirmeden oluşan programıdır. (5)

Devamı

1999/1. "Belçika'da İlk ve Orta Dereceli Okullarda Din ve Ahlâk Öğretimi"

BELÇİKA'DA İLK VE ORTA ÖĞRETİMDE DİN VE AHLÂK ÖĞRETİMİ [1]

          Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN[2]

Bu yazıda, önce çok kısa olarak Belçika hakkında bilgi verilecek ve ardından ülkedeki eğitim sistemi genel olarak ortaya konulacaktır. Daha sonra da ilk ve orta dereceli okullarda okutulan Din ve Ahlâk derslerinin statüsü ve ders programları ile öğretim yöntemleri açıklanacaktır. Bu yapılırken önce genel bilgi sonra özet bilgi ve yorum verilecek ayrıntılar ekler kısmında gösterilecektir.

GİRİŞ

Günümüz dünyası hızlı değişimlere sahne olmaktadır. Ulaşım ve iletişim araçlarının gelişmesi dünyamızı küçültmüş, sorunlara ve olaylara uluslararası bir nitelik kazandırmıştır.  Artık dünyanın herhangi bir bölgesinde meydana gelen bir olay, anında diğer ülkelerde duyulmakta, nedenleri tartışılmaktadır. Farklı ulusları bir araya getiren örgütler, tüm ulusları ilgilendiren kararlar almakta, dünya kamuoyunun oluşmasına neden olmaktadır. Dünya kamuoyu bazen o kadar etkili olmaktadır ki, uluslar kendi sorunları hakkında karar alırlarken dünya kamuoyunun etkisini göz önünde bulundurmak durumundadır.  

Devamı

1998/3. "Tunus'ta İlk ve Orta Dereceli Okullardaki Din Öğretimi Programları"

1996/1 ''Eğitimde Program Geliştirme Ve Arapça Dersi Öğretim Programı Üzerine''

EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME VE ARAPÇA DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI ÜZERİNE

Prof Dr. MEHMET ZEKİ AYDIN

Sivas CÜ İlahiyat Fakültesi

Din Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi

GİRİŞ

Eğitimde niteliğin geliştirilmesi, eğitim kurumları ve eğitimcilerin en önemli çalışmalarını oluşturur. Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında tüm eğitim faaliyetleri önceden hazırlanan bir program çerçevesinde yürütülür. Okullarda öğrencilere hangi davranışların kazandırılacağı eğitim programlarında yer alır. Eğitimin kalitesi büyük ölçüde uygulanan programa bağlıdır. Uygulanan programlar ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın sürekli geliştirilmeye muhtaçtır. Bu yazıda önce program, program geliştirme kavramları ve program geliştirme süreci açıklanacaktır. İkinci olarak da İmam-Hatip Lisesi Arapça dersi programı,  program geliştirme açısından ele alınarak önce dersin amaçları, sonra da nasıl öğretileceği konusu üzerinde durulacaktır.

Ülkemizde Arapça öğretimi ilk ve orta öğretimde; İmam-Hatip Liselerinde, yüksek öğretimde; İlahiyat Fakülteleri, Arap Dili ve Edebiyatı bölümleri ile Arapça Öğretmenliği bölümlerinde; yaygın eğitim kurumlarında; Halk Eğitim Merkezleri ve özel dershanelerde yapılmaktadır. Yine son günlerde orta öğretimde liselerde İngilizce, Almanca ve Fransızca'nın yanında Arapça'nın da yabancı dil olarak okutulması için çalışmalar yapılmaktadır.

Açıldığından bu yana İmam-Hatip Liselerinde Arapça meslek dersi olarak okutulmaktadır.  Bu okullarda okutulan Arapça dersleri ile ilgili yazılı fazla bir değerlendirme olmamasına rağmen,  sözlü olarak dersle ilgili şikayetler dile getirilmektedir. Konuyla ilgili orta kısım Arapça ders kitabı yazarlarının öğretmenler için hazırladığı "Arapça Öğretiminde Rehber Kitap" adlı eserde şu görüşler dile getirilmektedir.

1951 yılında İ.H. Okulları yeni bir statü ile tekrar öğretime açıldığında bu okullarda Arapça dersi meslek derslerinden birisi olarak okutulmaya başlandı. Burada okutulan Arapça dersleri, yüzyıllardır devam eden medrese sistemi içerisinde uygulanan

Devamı

1994/1. "Liselerde ve İmam-Hatip Liselerinde Ders Geçme ve Kredi Sistemi"

LİSELERDE VE İMAM HATİP LİSELERİNDE DERS GEÇME SİSTEMİ

Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN

CUMHURİYET DÖNEMİNDE SINIF GEÇME SİSTEMİ

Türk eğitim sisteminde ilk ve ortaokul, ilköğretimi; lise ve dengi okullar, orta öğretimi oluşturmaktadır. İlk ve ortaokullarda program bütünlüğü sağlanması açısından sınıf geçme sistemi uygulanmaktadır. Sınıf geçme sisteminde ders değil, sınıf bütünlüğü esastır. Öğrenci bütün dersleri başararak sınıfını geçer. 1991-92 öğretim yılından itibaren ortaöğretim kurumlarında (lise ve dengi okullar) "Ders Geçme ve Kredi Sistemi" uygulamasına geçildi.

Cumhuriyet döneminde sınıf geçme sistemindeki gelişmeleri şöyle özetlemek mümkündür. 

Devamı

1994/5. "İmam Hatip Liselerinin Dünü ve Bugünü"

İMAM - HATİP LİSELERİNİN DÜNÜ BUGÜNÜ

Prof.Dr. Mehmet Zeki AYDIN 

Türk Milli Eğitim Sistemi içinde meslek okulları arasında yer alan İmam-Hatip Liseleri milletimizin kültürlü din görevlilerine olan ihtiyacını karşılamak amacı ile kurulmuştur. İmam-Hatip Liselerinin tarihi gelişimi kısaca şöyle olmuştur.


İmam-Hatip Liselerinin temelini teşkil ettiğini söyleyebileceğimiz "Medreset'ül-Eimme vel-Huteba = İmam-Hatip Medresesi" 1913 yılında açılmış daha sonra "Medreset-ul-Vaizin = Vaizler Medresesi' ile birleştirilerek 'Medreset ul-İrşad" adını almıştır. 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat = Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu ile tüm medreselerle birlikte bunlar da kapatılmıştır.

Devamı